Senegal’de diktatörlük sarmalı
Başlangıçta 25 Şubat'ta yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin benzeri görülmemiş bir şekilde on ay ertelenmesi, daha önce « demokratik istikrar modeli » olarak övülen bu Batı Afrika ülkesi için en kötünün habercisidir. Mevcut cumhurbaşkanı Macky Sall'ın on ay daha iktidarda kalmak için yaptığı çok sayıda plan, yeni bir toplumsal öfke patlamasına yol açma riskini taşıyor...
3 Şubat Cumartesi günü Senegal cumhurbaşkanı, 25 Şubat başkanlık seçimlerinin tarihini belirleyen kararnameyi yürürlükten kaldırdığını açıkladı. Bu karar, 20 adayın yarışacağı seçim kampanyasının başlangıcından birkaç saat önce geldi. Anti-demokratik her darbede olduğu gibi, Macky Sall bir « ulusal diyalog » sözü veriyor: « Serbest, şeffaf ve kapsayıcı bir seçimin koşullarını yaratmak için açık bir ulusal diyalog süreci başlatacağım ». Bu tartışmalı karar resmi olarak birkaç gün önce Ulusal Meclis ile anayasa konseyi arasında patlak veren bir sözde çatışmayla meşrulaştırılıyor.
20 Ocak'ta 20 adayın anayasa konseyi tarafından onaylandığının yayınlanması, adaylığı reddedilen bir adayın, eski cumhurbaşkanı Abdoulaye Wade'in oğlu ve eski İşbirliği ve Ulaştırma Bakanı Karim Wade'in itirazına neden oldu. Wade’nin Meclise verdiği soruşturma komisyonu kurulması önerge 24'e karşı 120 oyla kabul edildi.
Karim Wade'in talebi, « yolsuzlukla » suçlanan iki anayasa konseyi yargıcıyla ilgiliydi. Şikayet aynı zamanda cumhurbaşkanlığı çoğunluğunun adayı ve bizzat Macky Sall tarafından seçilen Başbakan Amadou Ba’yı da içeriyordu. Parlamento soruşturma komisyonuna ilişkin oylamanın sonucu, komisyonun kurulmasına ilişkin karar tasarısının cumhurbaşkanının partisi Senegal Demokrat Partisi (PDS) tarafından sunulması dolayısıyla zaten beklenen bir sonuçtu.
Devletin zirvesinde dönen entrikalar
Dolayısıyla çoğunluk ve mevcut iktidar sahibi milletvekillerinin kendi adayları hakkında soruşturma komisyonu kurulmasına karar vermeleri gibi bir durumla karşı karşıyayız. Büyük bir dümen çevrilmektedir ve devletin zirvesinde dönen entrikayı gizlemektedir. Bu soruşturma komisyonunun var olmasının tek nedeni, Macky Sall'ın cumhurbaşkanlığı seçimlerini ertelemesine ve mevcut, ve hatta belki de onun yerine yeni veliahdının kesin bir zafer kazanmasını sağlayacak kadar uzun süre iktidarda kalmasına olanak sağlamaktır.
Bu süreçte çoğunluk milletvekilleri bu hafta meclise « Anayasa'nın 31. Maddesinin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin bir anayasa değişikliği tasarısı » sundu.
Bu kadar geniş kapsamlı bir entrika, ancak Senegal’deki mevcut iktidarın ve onun uluslararası destekçilerinin, genel olarak Avrupa Birliği'nin ve özel olarak Fransa'nın, Macky Sall tarafından belirlenen veliahdının seçimleri kazanma şansının olmadığının anlaşılmasıyla ortaya çıkan bir siyasi açmazla açıklanabilir. Bu da iktidardan vazgeçmek yerine siyasi kriz ve toplumsal patlama riskini göze almalarına yol açtı. Fransafrik taraftarlarını iktidarda tutmak için 1963'ten bu yana ilk kez bir cumhurbaşkanlığı seçimi ertelendi. Halk bu duruma tepki göstermekte gecikmedi.
Cumhurbaşkanlığı duyurusunun ertesi günü polis, başkentte seçimlerin ertelenmesini protesto eden binlerce göstericiyi göz yaşartıcı gaz bombasıyla dağıttı. Milli futbol takımı formaları giyen Senegal bayraklı bu göstericiler, « Diktatör Macky Sall » sloganları attı. Senegalli yetkililer gösterilere ilişkin görüntülerin « şiddete teşvik » anlamına geldiği bahanesiyle Walf TV kanalını da kapattı: « Bakanlık, şiddete teşvik gerekçesiyle ulusal görsel-işitsel düzenleme konseyiyle mutabakata vararak Walf TV vericilerinin sinyallerinin geçici olarak kesilmesi talimatı verdi ». Geçici olduğu belirtilen kesinti, birkaç saat sonra, Walf şirketler grubunun sosyal ağlarda « yayın lisansının Devlet tarafından nihai olarak geri alındığı » bilgisini duyurmasıyla kalıcı hale geldi.
Senegal hükümeti, devletin zirvesindeki bu entrikayla birlikte tehlikelerle ve ağır sonuçlarla yüklü bir karar almış oluyor. 2021'den bu yana cumhurbaşkanının hileli bir seçim dayatmaya çalıştığı her seferde olduğu gibi, Senegal halkının sokaklara çıkmaktan başka yapacağı bir şey kalmıyor.
Bu güç çılgınlığının bağlamı
Cumhurbaşkanlığı, seçimleri erteleme kararıyla gerçek bir risk alıyor. Bu son karar ancak tarihsel ve bölgesel bağlamlara yerleştirilmesiyle anlaşılabilir. Tarihsel bağlam, çok sayıda dönemeç içeren bir seçim sürecidir; mevcut iktidar sahipleri ve onların dış destekçileri açısından gerçek bir acımasızlık destanıdır.
Hikayenin ilk bölümü, Macky Sall'ın Anayasa'ya aykırı olarak üçüncü kez cumhurbaşkanlığına adaylığını duyurmasıyla başlıyor. 2012 yılında selefi Abdoulaye Wade'in üçüncü dönem adaylığına karşı çıkmış olsa da; 2016'dan yani kendi iktidarı döneminden kalma mevcut Anayasa, « hiç kimsenin art arda ikiden fazla görev süresi için aday olamayacağını » belirtirken, Cumhurbaşkanı Macky Sall 2016 anayasasının sayaçları sıfırladığını ve dolayısıyla 2012’de başlayan ilk görev süresinin hesaba katılmaması gerektiğini iddia etti. Senegal halkı, bir yıldan uzun bir süre boyunca bu planlı Anayasa ihlaline kitlesel ve sert şekilde bastırılan gösterilerle tepki gösterdi.
Hikayenin ikinci bölümü, gerçek bir demokratik seçimin yapılması halinde kazanma şansı yüksek olan PASTEF'in (İş, Ahlak ve Kardeşlik İçin Afrikalı Senegal Yurtseverleri) lideri, yurtsever muhalefetin adayı Ousmane Sonko'nun her ne pahasına olursa olsun ortadan kaldırılması kararıdır. Yeni-sömürgeci bağımlılıktan kurtulmayı ve ekonomik kalkınmayı merkeze alan bir program geliştiren bu aday, kendisini Avrupa’ya geçmeye kalkışırken çölde ve Akdeniz'de zorla sürgüne ve ölüme alternatif olarak gören gençler arasında özellikle taraftar buluyor.
Fransa tabii ki Sonko’nun adaylığı konusunda çok kaygılanıyor. Bu nedenle, 2019 başkanlık seçimlerinde %15 oyla üçüncü olan Ousmane Sonko'nun adaylığının yasaklanması için adalet devreye sokuldu. Bu amaçla Şubat 2021'de « tecavüz ve ölümle tehdit » ile suçlandı. Sonko, 1 Haziran 2023'te bu suçlamalardan beraat edecektir ancak « gençliğe suistimal » suçlamasından iki yıl hapis cezasına çarptırılacaktır. Senegal Adalet Bakanı bu mahkumiyet kararının onun aday olmasına engel olduğunu söylüyor: « Rakip Ousmane Sonko'nun ahlaki bir meseleden aldığı mahkumiyet kesinleşmiştir, bu da onun 2024 cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olması önünde engeldir. Burada bir cumhurbaşkanlık adayını engellemek amacıyla düzenlenen bir entrika söz konusu değildir ».
Siyasi yargısal taarruz
Bu da yetmiyormuş gibi Sonko, Mayıs 2023'te Turizm Bakanı'na hakaretten dolayı bir altı ay hapis cezasına daha çarptırıldı. Bu karar, Ocak 2024'te Senegal Yüksek Mahkemesi tarafından onaylandı. Yaşanan bu yargı maskaralığı boyunca halk kitleleri, muhalif Sonko'yu desteklemek, serbest bırakılmasını talep etmek ve adaylığı için hak mahrumiyeti tehdidini ortadan kaldırmak talebiyle gösteriler düzenledi. Polis bu gösterileri şiddetle bastırdı, yüzlerce kişi yaralandı ve tutuklandı.
Sadece Mayıs-Haziran 2023'teki gösterileri örnek alacak olursak, İnsan Hakları İzleme Örgütü ortaya çıkan bilançoyu şöyle özetliyor: « Senegalli yetkililer, ülke genelinde gerçekleşen gösteriler sırasında uygulanan şiddete ilişkin derhal bağımsız ve güvenilir bir soruşturma yürütmeli. En az 16 kişinin öldüğü ve onlarca kişinin de yaralandığı bildirildi ».
Protestonun boyutu, Macky Sall'ı Temmuz 2023'ün başında bir üçüncü dönem için daha aday olmaktan vazgeçtiğini açıklamaya zorladı. Ancak bu, Macky Sall çetesi ve onun uluslararası destekçileri için yeterli olmadı. Hukuk kurumlarının adaylığı konusunu yeniden gündeme getirebileceği kaygısıyla, Ousmane Sonko Temmuz ayı sonunda bir kez daha « isyana çağrı ve komplo » suçlamasıyla suçlandı ve hakkında yeniden dava açıldı. Bu süreçte Sonko’nun partisi PASTEF kapatıldı. İçişleri Bakanı Antoine Félix Diome böylece « siyasi partilerin yükümlülüklerinin kalıcı ve ciddi bir ihlali anlamına gelen, sık sık isyan hareketlerine yönelik çağrılar nedeniyle PASTEF'in kararnameyle kapatıldığını » duyurdu. Ousmane Sonko, aday olamamasına karşın insanları korkutmaya devam ediyor. Hapishanesinden partisinin 2 numaralı ismi Bassirou Diomaye Faye'ye oy verilmesi için çağrıda bulundu.
Hikayenin üçüncü bölümü, Macky Sall ve onun uluslararası destekçileri tarafından belirlenen veliahdının göreve getirilmesidir. Bunun için gözler başlangıçta mevcut Başbakan Amadou Ba'ya çevrildi. Seçim öncesi kampanya süresi çok geçmeden bu adayın kazanma şansının olmadığını ortaya çıkardı. Üstelik Ousmane Sonko'nun adaylığının hayaleti yeniden güçlendiğinde bu şanslar daha da zayıflıyor. Ziguinchor mahkemesinin Ekim 2023 ve Dakar mahkemesinin Aralık 2023'teki kararı olmak üzere iki karar, Ousmane Sonko'nun cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olma hakkını yeniden tanıyor.
Bu konuda nihai kararı Özerk Ulusal Seçim Kurulu'nun vermesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Macky Sall, bu kurulun 12 üyesini görevden alma ve kurulun başına daha uysal davranacağını umduğu Abdoulaye Sylla’yı atama kararı aldı. Geriye kalan son perdeyi oynamak, yani daha güvenilir bir yarış atı bulmak için zaman kazanmak amacıyla seçimlerin ertelemesi kalıyordu.
Fransız Afrika’sının yeni sömürgeci korkuları
Senegal’deki iktidarın bu çılgınlığının bağlamı aynı zamanda bölgenin de bağlamıdır. Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki yurtsever darbeler bölgedeki Fransız emperyalizmine ve Fransafrik’e ağır bir darbe indirdi.
Fransız birliklerinin bu üç ülkeden çekilmeye zorlanması, uzun vadeli bir federal proje kapsamında Sahel Bölgesi Devletleri İttifakı'nın oluşturulması, bu ülkelerin yeni uluslararası ittifakları, CEDEAO’dan (Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu) ortak ayrılma kararları, nihai olarak ortak bir para biriminin yaratılmasına ve CFA Frangı'ndan çıkışa yol açacak ekonomik ve mali politikaların uyumlaştırılması kararı, vb. tüm önlemler Brüksel ve Paris'te büyük korku uyandırdı.
« Güvenli müttefikler » artan bir hızla azalıyor. Temel kale olarak geriye yalnızca Fildişi Sahili ve Senegal kaldı. Eğer Senegal de demokratik yollarla düşerse, bu bölgedeki yeni-sömürgeciliğin tamamı için ölümcül bir darbe ve kıtanın diğer bölgeleri için bir örnek olacaktır. Bu nedenle, inşa edilmesi için çok uzun süre emek verilen demokratik Senegal imajını feda etmek anlamına gelse bile, Brüksel ve Paris'in Senegal'in başına « güvenilir » bir adamını yerleştirmesi acildir.
İki başkent de, Senegal'de Fransız yeni-sömürgeciliğine karşı giderek daha güçlü bir protesto tehdidiyle karşı karşıya olduklarının farkındadır. « Fransa defol » veya « Auchan defol » gibi hareket ve kampanyalar birkaç yıldır devam ediyor. 2021 ve 2023 yıllarında halkın protesto gösterileri sırasında birçok Fransız markası yağma edildi. Bu durum Orange, Auchan ve Total için de söz konusuydu. İki önemli gerçek bize Fransa'nın önümüzdeki Senegal cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına verdiği önemi hatırlattı.
Bunlardan ilki, geçtiğimiz Kasım ayında 6. Paris Barış Forumu sırasında Emmanuel Macron'un Cumhurbaşkanı Macky Sall’ı Paris Paktı'nın Gezegen ve halklar için özel elçisi görevine bizzat atamasıdır. Macky Sall'a hala görevde olduğu bir dönemde verilen bu fahri nişan, bugüne kadar verdiği hizmetin ödülü gibi görünüyor. İkinci gerçek ise başbakan adayının Aralık 2023'te Cumhurbaşkanı Macron ve Başbakan Borne tarafından bizzat karşılanmasıdır. Senegal kamuoyu bu sıcak karşılamayı Senegalli adayın tanınması ve şövalye yapılarak onurlandırılması olarak yorumlarken yanılmıyor.
Senegal'de tehlikede olan şey, bölgedeki yeni-sömürgeciliğin geleceğinden başka bir şey değildir. Macky Sall'ın Brüksel ve Paris’ın teminatıyla risk almasının nedeni de bu bahisin boyutudur.
Said Bouamama
Editörün notu: Bu makalenin yazımı ile haftalık köşemiz Le Monde Vu d'En Bas ‘da (7 Şubat 2024) yayınlanması arasında geçen sürede, Fransa Dışişleri Bakanı Stéphane Séjourné nihayet 8 Şubat'ta « yetkililere [Senegalli] cumhurbaşkanlığı seçimini Senegal Anayasasına uygun olarak mümkün olan en kısa sürede düzenleme […]. Senegal demokratik kalmalı » çağrısında bulundu. Bunun Macky Sall'ın Fransa tarafından gerçekten « gözden düşürülmesi » mi, yoksa Macronist iktidarın alışık olduğu teatral bir retorik mi olduğunu zaman gösterecek. Brüksel'de, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ertelenmesini kınayan ve « yetkilileri, Senegal anayasasına uygun olarak seçim takvimini eski haline döndürmek üzere gerekli adımları hızlı bir şekilde atmaya çağıran » Avrupa Birliği de aynı telden çalıyor.
Daha da fazlası için :
* Antoine Izambard, “Le Sénégalais Amadou Ba en visite pré-présidentielle”, 14 Aralık 2023, https://www.challenges.fr.
* Human Rights Watch, Sénégal : Violentes répression de l’opposition et de la dissidence, https://www.hrw.org.
* Mehdi Ba, Au Sénégal, Macky Sall pourrait prolonger son mandat jusqu’en août, Jeune Afrique, 4 Şubat 2024, https://www.jeuneafrique.com .
(investigaction.net sitesinde 9 Şubat 2024 tarihinde Saïd Bouamama imzasıyla yayınlanan Fransızca yazıdan Türkçeleştirilmiştir https://investigaction.net/inquietante-spirale-dictatoriale-au-senegal/)