Skip to main content

Katliamları “Müslümanlar” yapınca daha mı çok ilgi çekiyor?

france Irak ecole massacre ile ilgili görsel sonucu Paris’teki kanlı saldırıların üzerinden hemen hemen iki ay geçmesine rağmen toplumsal duyarlılık çok yüksek. Felaketin bilançocu 132 ölü ve 352 yaralı. Aynı dönem içerisinde, Afganistan’da Sınır Tanımayan Doktorlara (MSF) ait bir hastane ABD Hava Kuvvetleri tarafından bilinçli bir şekilde bombalandı, Beyrut’un güneyi banliyösünde bir ikiz intihar saldırısı gerçekleştirildi ve Irak’ta Musul’da bir okul Fransız Hava Kuvvetleri uçaklarının bombalarına hedef oldu.

Devamını oku...

ABD'den Müslümanlara 23.144 bomba!

kunduz afghanistan hospital bombing ile ilgili görsel sonucu 2015’te ABD’den Müslüman ülkelere toplam 23.144 bomba!

Düşünce kuruluşlarının 2015’te yaptıkları değerlendirmeler, ABD’nin Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerde yol açtığı her türden hasar ve yıkımın miktarına ilişkin kaba bir icmal oluşturuyor.

ABD Dış İlişkiler Konseyinin kuşkucu yetkilisi Micah Zenko, geçenlerde ABD’nin atmış olduğu bombaların sayısının dökümünü çıkardı ve ortaya çıkan sonuçlar beklendiğinden çok daha korkutucu çıktı.

Zenko’nun yaptığı hesaplamalara göre ABD, Ocak 2015’ten beri tümü Müslüman çoğunluğa sahip Irak, Suriye, Afganistan, Yemen ve Somali üzerine yaklaşık 23.144 bomba attı.

Devamını oku...

COP21: Son treni kaçırdık mı?

 

Birleşmiş Milletler kapsamında Paris’te düzenlenen iklim görüşmeleri (COP21), 12 Aralık 2015 tarihinde varılan yeni bir anlaşmayla sonuçlandı. Upuzun iki hafta ve bir dizi değişiklik sonrasında anlaşma 195 katılımcı ülkenin oy birliğiyle nihayet kabul edildi. Kimilerince başarılı bulunan (siyasetçiler ve medyalar) ve kimilerince kötülenen anlaşmanın niteliği üzerinde uzlaşmaya biraz zor varılacak gibi görünüyor.  

“Tarihi ve yasal yönden bağlayıcı” olarak tanımlanan COP21 anlaşması, gerçekten de iklim değişikliği sorununa nihai bir çözüm getiriyor mu? Anlaşma sonunda, dünyanın dört bir yanından gelen birçok militan, memnuniyetsizliklerini ifade etmek üzere, Zafer Takı yakınında, Paris’te getirilen gösteri yapma yasağına meydan okudular. Birçok iklim adaleti hareketi bu anlaşmanın milyonlarca insan için ölüm hükmü anlamına geldiğini düşünüyor ve onların bu “kötümserliğinin” gerekçeleri de bir hayli fazla:

Devamını oku...

Kübalı sığınmacılar

cuba migration policy ile ilgili görsel sonucu Orta Amerika’daki Kübalı “sığınmacılar” hakkında bilmemiz gereken dokuz şey

Son günlerde, 8000 Kübalı Kosta Rika ve Nikaragua arasındaki sınırı aşmayı başaramadı. Çoğunluğu Kübalı olan bu insanlar, bu ülkeler üzerinden ABD’ye girmeyi denemektedirler. Şüpheci hatta eli kanlı bir siyasetin oyuncağı haline gelmişler. İşte Marc Vandepitte’in bize yansıttıkları.

1. Dünyada en yoksulların daha varsıl bölgelere doğru göç etmeleri kadar doğal bir şey yok. Küba’nın çok yakınındaki Puerto Rico’da, toplam nüfusun %40’ından fazlası ABD’ye göç etmiş durumda. Her yıl, 250 bine yakın Orta Amerikalı, Meksika ile ABD arasındaki sınırı yasadışı olarak geçmektedir (1). 2008’deki mali kriz sonrasında, ülkelerini terk eden Kübalıların sayısı İrlandalıların on altıda biri kadardı (2). Dünya tarihinin tanıdığı en uzun süreli ambargolardan biriyle karşı karşıya kalan Küba, bu açıdan bir istisna oluşturmuyor.

 

Devamını oku...

The Best of İsrail Apartheid

 İsrail Yüksek Mahkemesi: 2015 yılı best of the Apartheid ödülleri

İsrail Parlamentosunun düzenli olarak onayladığı ırkçı ve baskıcı yasaların ne kadar çok olduğunu iyi biliyoruz. Ama Filistinli sivil toplum kuruluşu Adalah, İsrail Yüksek Mahkemesinin hala biraz adalet kırıntısı dağıttığına inananlar için, İsrail Apartheid’ini teyit edecek nitelikte belli başlı 10 ayrımcı kararı bize hatırlatıyor.

2015: İsrail Yüksek Mahkemesi için insan hakları düşmanlığı yılı

1. Seçim barajı yasası

Ocak 2015’te, Filistinli siyasi yapıların çıkarttığı adayların önünü kesmek üzere Yüksek Mahkeme, parlamentoda milletvekili çıkarabilmek için gerekli oy oranı barajının yükseltilmesini onayladı. Bu da İsrail’deki Filistinli yurttaşları, farklı ideoloji ve platformlardan oluşan ve Knesset’te sandalye ve temsil edilme hakkı kazanabilmelerini sağlayacak şekilde önde gelen 4 siyasi partisinin tek bir aday listesi üzerinde birleşmesini de içeren çok partili demokratik haklarını terk etmeye zorlamıştır.

 

Devamını oku...